Eskişehir'e adım attığınızda sizi iki farklı dünya karşılar. Bir yanda Porsuk Çayı'nın dinamizmi, diğer yanda ise sizi yüzyıllar öncesine götüren, her köşe başında ayrı bir hikaye fısıldayan Odunpazarı . Eğer ruhunuzu biraz dinlendirmek, tarihin içinde ilerlemek, modern sanatın dokunuşlarını hissetmek istiyorsanız; Çantanızı hazırlayın, rotamız Eskişehir'in kalbi.
Odunpazarı'na sabahın erken saatlerinde yaklaşmak, semtin gerçek yüzüyle tanışmak demektir. Henüz turist kaydı dar sokaklara dolmadan, cumbalı evlerin pencerelerinden süzülen taze çay kokularını takip ederek ilerlemeye başlıyor. Burada sadece bir açık hava müzesi değil; çocukların hala sokaklarda koştuğu, komşuların kapı önlerinde sohbet ettiği yaşayan bir mahalle.
Bu seyahatimizde evimiz, bölge tarihi dokusuna sadık kalınarak restore edilmiş Aden Konak oldu. Odunpazarı'nın tam merkezinde yer almasını, sabah uyanır uyanmaz kendinizi o büyülü atmosferin içinde bulmanızı sağlıyor. Otel, abartılı lüks vaatlerden ziyade, bölge ruhuna uygun, standart ve temiz bir hizmet sunan, aslına uygun yapısıyla bir konaklama deneyimi yaşatıyor.
Kahvaltı hizmetini deneyimle fırsatımız olmamasına karşın, çalışanların sıcak-samimi yaklaşımlarıyla bölgeye dair bilgilerle eski sokaklarda yola koyuluyoruz.
Elbette küçük bir not, ocak ayı Eskişehir’in soğuk takviminde bu yürüyüşler herkese uygun olmayabilir. Ancak yeni yağmış yağmurun ortaya çıkardığı dolgun renkler ve sokakların sakinliği ile sokakların sonuna düşen sisli atmosfer, genel zaman yolculuğu hissine mistik ve sinematik bir hava katmakta.

Odunpazarı'nda her sokak sizi farklı bir sürpriz çıkarır ama benim için en özel duraklardan biri Eskişehir Karikatür Müzesi oldu. Anadolu Üniversitesi bünyesinde kurulu ve restore edilmiş bir konakta hizmet veren bu müze, Türkiye'nin mizah belleğini saklıyor.
Müzeye girdiğinizde sadece kağıt üzerindeki çizgiler değil, toplumsal hafızamız görülüyor. Yerli ve yabancı karikatüristlerin eserleri arasında dolaşırken bazen bir kahkaha atıyor, bazen de ince bir hicvin derinliğinde düşüncelerine dalıyorsunuz. Eğer çocukla geziyorsanız, onların hayal gücünü tetiklemek için harika bir durak. Karikatürün o özgür ve asi ruhu, Odunpazarı'nın ağırbaşlı tarihiyle muazzam bir tezat oluşturuyor.
Yürümekten yorulduğunuzda Odunpazarı bu konuda da cömert davranacaktır. Bir kenarda kıtır kıtır bir çibörek yerken, üzerine Eskişehir'in meşhur met helvası ile enerji depolayabilirsiniz. Bölgedeki butik kafelerden birinde, sokağı izleyerek kahvenizi yudumlamak buranın ritmine ayak uydurmanın en iyi halini yaşayabilirsiniz.
Odunpazarı, sadece fotoğraf çekilip döndürülecek bir yer değil; içeriye girmesi gereken bir labirent. Aden Konak'ın neşeli hayatından çıkan Karikatür Müzesi'nin neşeli çizgilerine uzanan bu yolculukta, Eskişehir'in neden bu kadar çok sevildiğini bir kez daha anlayacaksınız.
Siz de bir hafta sonunuzu bu renkli tarihe ayırmaya ne dersiniz?
